Yeni bir Anayasa mı? Nasıl bir Anayasa mı?
Naci SAPAN
Ülkede yüzde 80’i değiştirilmiş bir Anayasanın yerine konulmak üzere yeni bir Anayasayı konuşuyoruz, tartışıyoruz. Yeni bir anayasa yazmak kolay, asıl mesele nasıl bir Anayasa olmalı, bunu tartışmak, konuşmak lazım. Toplumsal mutabakata hitap eden, bütün kesimlerin onayına sunulmuş bir Anayasa elbette ki önemli.
Kalıcı; Din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeyen, hak, hukuk, adalet temelli, taşama, yürütme, yargı erklerinin toplumsal yaşam alanını rahatlatan, herkesin, her kesimin kendini güvende olmasını sağlayan bir Anayasa mı?
Elbette ki öyle olmalı.
Sadece iktidar ve muhalefetin üzerinde uzlaştığı yeni bir Anayasa, toplumsal uzlaşıya hitap etmez. Anayasalar, toplumsal hayatın adil düzenini sağlayan güvencedir, toplumsal müzakerelerle sonuca gidilmelidir.
Toplumsal Müzakere olmaksızın tek bir partinin ya da partiler bloğunun kendi anayasal tercihlerini toplumun geri kalanına dayatması toplumsal uzlaşıyı zedeler. İspanya Anayasası için analizler yapılırken, uzlaşısız dayatmaya ‘perakendeci’ yöntem tabiri kullanılır. Perakendeci yöntemle anayasa yapımı denemesi kesin çözüm ifadelerinden uzaktır. Kesin ve net çözümlerden kaçamaklar yapılır. Mümkün olduğu kadar, muğlâk, çelişkili ifadeler, terimler kullanılır.
İspanya Anayasası Diktatör Franco sonrası toplumsal bir gereksinim olarak gündemleşti, üzerinde ciddi çalışıldı, 1975 yılından 1978 yılına kadar toplumsal müzakereye tabi tutuldu, referanduma gidildi, toplumsal kabul gördü. O tarihten itibaren, 47 yıldır yürürlüktedir, değişikliğe uğramamıştır.
O nedenle; yeni bir anayasa mı, nasıl bir anayasa mı?
Konusunu ciddi gündem maddesi yapmak gerekiyor.
Asıl olan, bu durumu tartışmaktır.
Satranç masası ortada, hamle bekliyor. Oyuncu sayısı fazla, o nedenle hamle sayısı da o oranda hem fazla hem de farklı olacak. Önemli olan çoklu hamleler arasından doğru hamleyi yapmaktır. Yapılan, yapılacak olan hamlelerin tamamının ana hedefi aslında ortak, sadece hedefe doğru ilerlerken bakış açıları farklı. Böyle olması da gayet normal, müzakerelerde bu nedenle yapılır; farklılıkları aynı noktada buluşturmak içindir.
İçinde bulunduğumuz durum, taraflar açısından ‘Şah-Mat’ gibi bir duruma hitap etmiyor. Bütün taraflar için geçerli olan, ‘Kazan-kazan’ mantığının öne çıkarılmasıdır. Futbol takımının her koşulda sahadan mutlak galibiyetle ayrılma çabası gibi bir duruma hitap etmiyor. Önemli olan; sahada bulunan tarafların güzel bir oyun sergileyerek, taraftar olarak nitelendireceğimiz geniş toplumsal kesimi memnun ve mutlu etmektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.